5 Mayıs 2010 Çarşamba

ALTINÇAĞ


65-ALTINÇAĞ NE DEMEKTİR?
Peygamber Efendimiz (sav)'in hadislerinde kıyamete yakın bir zamanda yaşanacak olan ahir zaman hakkında çok detaylı bilgiler ve işaretler yer almaktadır. Peygamberimiz (sav)'in verdiği bilgilere göre, bu dönemde birbiri ardınca pek çok önemli olay gerçekleşecektir. Ahir zamanın ilk devresinde dünyada büyük bir bozulma ve karmaşa hüküm sürecek, ikinci aşamada ise gerçek din ahlakının yaşanmasıyla birlikte yeryüzünde barış ve huzur hakim olacaktır.
Ahir zamanın ilk aşamasında, Allah'ı inkar ederek ateizmi ve dinsizliği telkin eden bir takım felsefi sistemler nedeniyle insanlar arasında büyük bir dejenerasyon yaşanacaktır. İnsanlık yaratılış amacından uzaklaşacak, bunun sonucunda büyük bir manevi boşluk ve ahlaki bozulma oluşacaktır. Büyük felaketler, savaşlar ve acılar yaşanacak ve tüm insanlar bu sıkıntılara son verebilmek için "nasıl kurtuluruz" sorusunun cevabını arayacaklardır.
Peygamberimiz (sav)'in hadislerindeki, ahir zaman alametleri olarak bildirilen bu gelişmelerin pek çoğu, günümüzde birebir haber verildiği şekilde gerçekleşmiştir. Son zamanlarda yeryüzünde savaş ve çatışmaların, terör, şiddet, anarşi ve kargaşanın, katliamların, işkencelerin giderek artmış olması ise, yine ahir zamanın ilk döneminin yaşanmakta olduğunun bir göstergesidir.
Peygamberimiz (sav)'in hadislerindeki bilgilere göre Allah, bu karanlık dönemin ardından insanları ahir zamanın karmaşasından kurtaracak ve büyük bir kurtuluşa ulaştıracaktır. Allah, güzel ahlaktan uzaklaşan insanları, dejenerasyona uğrayan toplumları doğru yola iletmek için "Mehdi" yani "doğruya götüren" sıfatını taşıyan Hz. Mehdi'yi vesile kılacaktır.
Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde ve İslam alimlerinin açıklamalarında, Hz. Mehdi'nin bu doğrultuda üç büyük sorumluluk üstlendiği bildirilmektedir. Hz. Mehdi öncelikle Allah'ı inkar eden ve dinsizliği destekleyen felsefi sistemlerin fikri olarak çürütülmesini sağlayacaktır. Diğer yandan İslam'ı, Kuran'da ve Peygamberimiz (sav)'in sünnetinde bildirildiği şekilde özüne döndürecektir. İslamiyet'i tüm bozulmalardan, hurafelerden arındırarak gerçek Kuran ahlakının yaşanmasını sağlayacaktır. Ahir zamanın ilk döneminde insanlığın içerisinde bulunduğu tüm karışıklıklara, toplumsal sorunlara, sosyal sıkıntılara çözüm getirecek, tüm yeryüzüne barış, huzur, mutluluk ve güzel ahlakın hakim olmasına vesile olacaktır.
Hz. Mehdi ile aynı dönemde yeryüzüne ikinci kez gelecek olan Hz. İsa ise, özellikle Hristiyan ve Yahudi dünyasına hitap edecek, onları içine düştükleri hurafelerden sıyrılıp Kuran ahlakını yaşamaya çağıracaktır. Hristiyanların Hz. İsa'ya uymasıyla birlikte İslam ve Hristiyan alemi tek bir inançta birleşecek ve dünya "Altınçağ" adı verilen büyük bir barış, güvenlik, mutluluk ve refah dönemi yaşayacaktır.
İnsanların asırlardır özlemini duydukları bu kutlu dönem, hadislerin işaretlerine göre yarım yüzyıldan fazla sürecek ve Peygamberimiz (sav)'in zamanında yaşanan "Asr-ı Saadet" benzeri bir dönem olacaktır.
66- PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN HADİSLERİNDE, İNSANLARIN ALTINÇAĞ'IN GÜZELLİĞİNE ÖZENECEKLERİ VE ALTINÇAĞ'DA YAŞAMIŞ OLMAYI DİLEYECEKLERİ NASIL HABER VERİLMİŞTİR?
Altınçağ'da yaşam o denli güzel olacaktır ki, tüm insanlar bu dönemde yaşamış olmayı isteyeceklerdir. "Zamanın nasıl geçtiğinin farkına varmayacaklar, bu güzelliklerden daha fazla yararlanmak için Allah'tan ömürlerinin uzatılmasını"temenni edeceklerdir. Altınçağ'a duyulan bu özlem Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde şöyle bildirilmiştir:
Onun zamanında, büyükler "Keşke ben küçük olsaydım", küçükler de "Keşke ben büyük olsaydım" diyeceklerdir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 48) (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 17)
Naim b. Hammad, İbni Abbas'dan tahric etti ki:
Hz. Mehdi Bizim Ehli Beyt'ten bir gençtir. İhtiyarlarımız ona yetişemeyecek, gençlerimiz ise onu ümid edeceklerdir. (Ahir Zaman Mehdisi'nin Alametleri, Celalettin Suyuti, s. 23)
Zamanı o kadar adil olacak ki, kabirdeki ölüler dirilere imrenecektir... (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 22)
Onlar her zalime ve cebbar oğlu cebbara galip gelir. Onun devrinde ölülerin dirilere imreneceği bir adalet görülür. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 68)
Hatta yaşayanlar (kendilerinde bulunan nimetleri görmeleri için) ölülerin de hayatta olmalarını temenni edeceklerdir. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s. 437)
Peygamberimiz (sav) hadislerinde, insanların dünyada ve ahiretteki kurtuluşlarına vesile olacak çok kıymetli bir insan olan Hz. Mehdi'ye tabi olunmasını bildirmiş ve onun döneminde yaşanacak tüm bu hayırlara işaret etmiştir:
İbni Ebi Şeybe ve Naim b. Hammad Fiten isimli eserde, İbni Mace ve Ebu Naim ise İbni Mes'ud'dan tahric ettiler. O dedi ki:
... O (Mehdi) arza sahib olur ve kendisinden önce baskı ve zulümle dolu olan arzı adaletle doldurur. Sizden O'na kim yetişirse, kar üzerinde sürünerek dahi olsa gelsin, O'na katılsın. Zira O Mehdi'dir. (Ahir Zaman Mehdisi'nin Alametleri, Celalettin Suyuti, s. 14)
İnsanlar, Allah'ın Kuran'da inanan kullarına müjdelediği güzelliklerin hepsini bu dönemde yaşayabileceklerdir. Allah ayetinde iman eden müminleri dünyada da güzel bir hayatla yaşatacağını şöyle bildirmektedir:
Erkek olsun, kadın olsun, bir mümin olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz Biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz. (Nahl Suresi, 97)
67-HADİSLERDE HZ. MEHDİ DÖNEMİNDE YERYÜZÜNÜN ADALETLE DOLACAĞI NASIL HABER VERİLMİŞTİR?
Allah Kuran'ın "Ey iman edenler, adil şahidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah'tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır." (Maide Suresi, 8) ayetiyle iman sahiplerine adaletli davranmalarını bildirmiştir. İnsanlar arasında hiçbir ayrım gözetmeden, sadece haktan ve doğrulardan yana, katıksız bir adalet, Kuran ahlakının bir gereğidir. Ancak Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde bildirildiği üzere ahir zamanda insanlar Kuran'da bildirilen bu ahlaktan uzaklaşacak, adaletsizlik yeryüzüne alabildiğine hakim olacaktır. Nitekim günümüzde dünyanın dört bir yanında süregelen çatışmalar, savaşlar; öldürülen, sakat kalan, evlerinden yurtlarından sürülen, yüzlerce kilometre yolu yürüyerek barınacak yer arıyan mültecilerin, sokaklarda yaşayan kimsesiz çocukların, yardıma ve bakıma muhtaç, kimsesizliğe terk edilen yaşlıların durumu, adaletin gereği gibi uygulanmadığının açık bir göstergesidir.
Ancak Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışıyla birlikte yeryüzünde hüküm süren bu durum sona erecek, tüm dünyada benzeri görülmemiş bir adalet ortamı sağlanacaktır. Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde Hz. Mehdi döneminde yaşanacak olan bu adil ortam şöyle haber verilmektedir:
Kıyametin kopması için zamanda sadece bir günden başka vakit kalmamış da olsa Allah benim Ehl-i Beyt'imden bir zatı gönderecek yeryüzü zulümle dolduğu gibi, o yeryüzünü adaletle dolduracak. (Sünen-i Ebu Davud, 5/92)
Mehdi bendendir, yeryüzü zulüm ve işkence ile dolduğu gibi onu doğruluk ve adaletle doldurur. (Süneni-i Ebu Davud, 5/93)
Bu (Emir) de insanlar yeryüzünü daha önce zulüm ile doldurdukları gibi yeryüzünü adaletle dolduracaktır. (Sünen-i İbn-i Mace, 10/348)
Zulüm ve fıskla dolu olan dünya, o (Hz. Mehdi) geldikten sonra adaletle dolup taşacaktır. (El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 20)
Hz. Mehdi'nin zamanında adalet o kadar bol olacak ki, zorla alınan her mal sahibine geri verildiği gibi, bir insanın başkasına ait olup da, dişinde kalmış birşey bile sahibine iade edilecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)
Onun adaleti her yeri kaplayacak ve insanlar arasında Hz. Peygamberin sünnet-i seniyyesi ile muamele edecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 20)
Dünya hayatının bir günü kalsa Allahu Teala o günü uzatır, benim Ehli Beyti'mden bir adam gönderir. Onun ismi benim ismim gibidir. Babasının ismi babamın ismi gibidir. Zulüm ve kötülükle dolmuş dünyayı, adalet ve dürüstlükle dolduracaktır. (Büyük Fitne Mesih Deccal, Saim Güngör, Pamuk Yayınları, s. 80) (Ebu Davud ve Tırmizi / Büyük Hadis Külliyatı, Rudani, 5.Cilt, s. 365)
68-PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN HADİSLERİNE GÖRE HZ. MEHDİ YERYÜZÜNDEKİ TÜM FİTNELERİ ÖNLEYECEK MİDİR?
Geride bıraktığımız 20. yüzyıl "Savaşlar Yüzyılı" olarak anılmaktadır. İçinde bulunduğumuz 21. yüzyılda yine savaşlar ve terör olayları ile başlamıştır ve halen de bunlar dünyanın dört bir yanında devam etmektedir. Günümüzde hiçbir ülke terör saldırılarından yana güvende değildir. Avrupa'dan Amerika'ya, Asya'dan Afrika'ya kadar dünyanın dört bir yanında terörist bombalamalar, kundaklamalar, uçak kaçırmalar, rehin almalar, iç çatışmalar, masum ve sivil insanları hedef alan terörist saldırılar, günlük hayatta karşılaşılan bireysel şiddet olayları da büyük bir hızla devam etmektedir.
Terörizm, tüm dünyaya büyük yıkım getirmekte, insanların hayatları üzerinde çok olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Peygamberimiz (sav), hadislerinde ahir zamanda yaşanacak bu ortamı şöyle tarif etmektedir:
... Sonunda da belalar, fitneler ve hoşlanmayacağınız birçok kötü işler isabet edecektir. Arka arkaya öyle fitneler gelir ki, sonra gelen gittikçe daha büyük olduğu için önce geleni ince ve hafif bırakır. (İmam Şa'rani, Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s. 394-395, no. 733)
Ancak yine Peygamberimiz (sav)'in müjdelerine göre, bu korku ve şiddet dolu karanlık dönemin ardından Allah, Hz. Mehdi vesilesiyle tüm insanlığı büyük bir kurtuluşa ulaştıracaktır. Yeryüzündeki tüm fitneler, savaşlar, katliamlar, terör, şiddet ve anarşi eylemleri son bulacak; yerini aydınlık, barış ve huzur dolu bir döneme bırakacaktır. Hadislerde Hz. Mehdi'nin "fitneleri önleyeceği" şöyle bildirilmektedir:
Fitneleri önlemenin kendisine zor gelmeyeceği ve öldürmenin de onu vazgeçiremeyeceği Ehli Beyt'ime mensup birisi sahip olmadan günler ve geceler bitmeyecektir... (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 12)
Tozlu, dumanlı karanlık bir fitne görülecek, bunu diğerleri takib edecek, ta ki Ehli Beyt'imden kendisine Mehdi denilen bir zat çıkıncaya kadar. Şayet Ona yetişirsen, Ona tabi ol ve hidayete erenlerden ol. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 26)
69-ALTINÇAĞ'DA TÜM DÜNYADA YAŞANAN SAVAŞLAR VE ÇATIŞMALAR, TERÖR VE ANARŞİ ORTAMI SON BULACAK MIDIR?
Tarih boyunca gönderilen tüm elçiler, yaşadıkları toplumlara barış ve adalet getirmiş, peygamberlerin gelişi ümmetlerin üzerindeki zulmün ve zorbalığın kalkmasına vesile olmuştur. Kuran'da elçilerin bu özelliği şöyle bildirilmektedir:
Her ümmetin bir resulü vardır. Onlara resulleri geldiği zaman, aralarında adaletle hüküm verilir ve onlar zulme uğratılmazlar. (Yunus Suresi, 47)
Hz. Mehdi de yeryüzüne geldiği dönemde bu özelliği taşıyacak ve Allah'ın izniyle yeryüzündeki tüm zulmün, işkencenin, zorbaca uygulamaların son bulmasına vesile olacaktır. Peygamberimiz (sav) Altınçağ'da gerçekleşecek bu durumu hadislerinde şöyle müjdelemiştir:
... Yeryüzü zulüm ve işkence ile dolduğu gibi onu doğruluk ve adaletle doldurur. (Süneni-i Ebu Davut, 5/93)
Yeryüzü, zulüm ve işkence yerine adaletle dolacaktır. (Kıyamet Alametleri, s. 163)
Kap su ile dolduğu gibi yeryüzü barışla dolacaktır. Hiçbir kimse arasında bir düşmanlık kalmayacaktır. Ve bütün düşmanlıklar, boğuşmalar, hasetleşmeler muhakkak kaybolup gidecektir. (Sahih-i Müslim, 1/136)
Savaş (erbabı) da ağırlıklarını (silah ve malzemelerini) bırakacak. (Sünen-i İbn Mace, 10/334)
Harp (erbabı) ağırlıklarını (yani silah ve saireyi) bırakır. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s. 496)
Düşmanlık ve kini de kaldıracaktır. Zehirli olan her hayvanın zehri de sökülüp alınacaktır. Hatta küçük oğlan çocuğu, elini yılanın ağzına sokacak da yılan ona zarar vermeyecektir. Kurt, koyun-keçi sürüsü içinde sürünün köpeği gibi olacaktır. (Sünen-i İbni Mace, Kitabü-l fiten Tercemesi ve Şerhi- Kahraman Neşriyat, cilt 10, Mütercim: Haydar Hatipoğlu, Bab 33, s. 331-335)
Onun zamanında kurtla koyun birarada oynayacak, yılanlar çocuklara zarar vermeyecektir. İnsan bir avuç tohum atacak, 700 avuç hasat edecektir. (El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 43)
70-PEYGAMBERİMİZ (SAV), HZ. MEHDİ DÖNEMİNDEKİ GÜVENLİ ORTAMI NASIL TARİF ETMEKTEDİR?
Hadislerin işaretlerine göre, Altınçağ'da yaşanacak hayat, barış ve esenlik dolu olacaktır. Dünyadan anarşi, terör, kargaşa, düşmanlık ve şiddetin tümüyle kalkması sonucunda insanlar cennet benzeri bir ortama kavuşacaklardır. Her türlü adil sistem oluşturulduğu ve tüm insanlar, Allah korkusunu öğrenip ve bunun şuuruna vararak yaşadığı için hırsızlık, sahtekarlık, dolandırıcılık gibi toplumsal sorunlar kalmayacaktır. Cinayetler, saldırılar, taciz, iftira, hakaret içeren eylemler ve toplum huzurunu bozacak her türlü tavır bozuklukları ve suistimaller ortadan kalkacaktır. Kavgalar, bağırtılar, tartışmalar, uyuşturucu almış insanların veya  dengesiz insanların saldırma ihtimali son bulacak, insanlar bu tür eylemlerden kaynaklanan tüm endişe ve korkularından kurtulacaklardır. Yeryüzünün her köşesi insanların büyük bir rahatlık, huzur ve güven içerisinde yaşayabilecekleri emin beldelere dönüşecektir. Gece gündüz her yerde, sokaklarda güven içinde dolaşabileceklerdir. Herkes istediği saatte istediği yerde ailesiyle gezebilecek, çocuklarını hiçbir endişeye kapılmadan rahatlıkla okullarına gönderebileceklerdir.
İnsanlar devlete duydukları güven ve saygıyı, onun birimlerine kolaylık sağlayarak göstereceklerdir. Kızgınlıkla hareket eden, ters davranan, zorluk çıkaran insanlar olmayacaktır. Aksine Kuran ahlakını yaşayan insanlar son derece yardımsever ve hoşgörülü tutumlarıyla, devletin yanında yer alacak, devlet birimlerinin işlerini kolaylaştıracak şekilde hareket edeceklerdir.
Tüm devletler milletlerine güvenecek, halkın sahtekarlık yapma ihtimaline dayalı, halkı potansiyel tehlike olarak gören kontrol sistemleri ortadan kalkacaktır. Halka güven esas alınacak, insanların beyanı yeterli olacak ve buna göre hareket edilecektir.
Halk araştırmaya, doğruyu öğrenip buna göre hareket etmeye yönlendirilecek, ani infiallerin ve kitlesel eylemlerin oluşması doğal olarak söz konusu olmayacaktır. İnsanlar her ne sorunları olursa olsun bunu sevgi, saygı ve uyum içerisinde kolaylıkla halledebileceklerini bilmenin huzur ve güvenini yaşayacaklardır. Hadislerde, o dönemde toplumda hakim olacak olan bu güvenli ortam çok çarpıcı örneklendirmelerle haber verilmiştir. Bu bilgilere göre, Altınçağ'da "kurtla koyun birarada otlayacak", "çocuklar yılan ve akreple oynayacak ama zarar görmeyeceklerdir". Bu güven ortamını tarif eden hadislerden bazıları şöyledir:
... Her yer emin bir hale gelir... (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 58)
... Onun zamanında kurtla koyun bir arada otlayacak, çocuklar yılan ve akreple oynaşacak... (İmam Suyuti, Kıyamet Alametleri, Ölüm ve Diriliş, s. 179, 1699)
Yeryüzü emniyetle dolacak ve hatta birkaç kadın, yanlarında hiç erkek olmaksızın, rahatlıkla, hacca gidecektir. (Nuaym b. Hammad, vr. 74b; Suyuti, c. II, s. 77; El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)
Daha önce zulümle dolu olan dünyayı, adaletle doldurur. Adaleti o denli olur ki, uykuda olan bir kimse dahi uyandırılmaz ve bir damla kan bile akıtılmaz. Dünya, adeta Asr-ı Saadet devrine geri döner. (Nuaym b. Hammad, K. Fiten vr. 77b; Suyuti, c. II, s. 77; El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 29)
Rükün ile Makam arasında kendisine biat edilecektir. Hz. Mehdi o kadar merhametli olacaktır ki, zamanında ne bir kimse uykusundan uyandırılacak, ne de bir kimsenin burnu kanayacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 42)
71-HZ. MEHDİ ZAMANINDA TÜM DÜNYAYA BARIŞ VE HUZURUN HAKİM OLACAĞI NASIL HABER VERİLMEKTEDİR?
Altınçağ'da yaşanacak olan tüm güzelliklerin yanı sıra toplum yaşantısı da son derece huzurlu olacaktır. Allah, iman eden ve dinine yönelen insanlara, o döneme dek görülmemiş güzellikte bir yaşam sunacaktır. Allah Kuran'da, güzellik yapan, Kuran ahlakına uyan kullarını daha güzeli ve fazlasıyla nimetlendireceğini şöyle müjdelemektedir:
Allah barış yurduna çağırır ve kimi dilerse dosdoğru yola yöneltip-iletir. Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne bir karartı sarar, ne bir zillet, işte onlar cennetin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır.  (Yunus Suresi, 25-26)
Ayette bildirilen "güzellik yapan" insanlara vaat edilen "barış yurdu" Altınçağ'da tam anlamıyla yaşanacaktır. Kuran ahlakının yaşanması, "...Allah'ın verdiği rızıktan yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk (fesad) yaparak karışıklık çıkarmayın."  (Bakara Suresi, 60) ayeti gereğince, insanların karışıklığa, huzursuzluğa ve sıkıntıya yol açabilecek her türlü tavırdan sakınmalarını sağlayacaktır. Toplumlar, her zaman için Kuran ahlakına uygun huzur ve sükunet dolu, itidalli, hoşgörülü, sorunları akılcı bir şekilde çözme arayışı içinde olan, olayları tırmandırmayan aksine her zaman uzlaştırıcı yönde olan bir tutum sergileyeceklerdir.
72-HADİSLERDE HZ. MEHDİ'NİN İNSANLAR ARASINDAKİ KİN, DÜŞMANLIK VE HUSUMETİ ORTADAN KALDIRACAĞI BİLDİRİLMİŞ MİDİR?
Hz. Mehdi vesilesiyle Kuran ahlakının tüm dünyaya hakim olması sonucunda insanlar arasındaki kin, husumet, düşmanlık gibi duygular son bulacak, tüm yeryüzüne barış ve huzur hakim olacaktır. Peygamberimiz (sav) Altınçağ'ın bu önemli özelliğini hadislerinde şöyle haber vermektedir:
Kap su ile dolduğu gibi yeryüzü barışla dolacaktır. Hiçbir kimse arasında bir düşmanlık kalmayacaktır. Ve bütün düşmanlıklar, boğuşmalar, hasetleşmeler muhakkak kaybolup gidecektir. (Sahih-i Müslim, 1/136)
Yeryüzü zulüm ve düşmanlıkla dolduktan sonra, mutlaka benim Ehli Beytim'den birisi çıkar. Ve nasıl daha önce zulüm ve düşmanlıkla doluysa, O dünyayı adaletle doldurur. (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 11)
Hz. Mehdi, önceden aralarında husumet olan halklar arasında çok büyük bir kardeşlik yaşanmasına, tüm sorunların sevgi ve güzel ahlak ile çözüme kavuşturulmasına vesile olacaktır.
 
   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder